Tuesday, March 4, 2014

Ne zordur yaşamak...

Ne zor yaşamak... Sevdiklerinden uzak, dünyaya küsmüş olmak... Ne zordur! Kimi anlamaz anlattıklarını, kiminin de hiç umurunda bile olmaz. Çok zor sevdiklerinden ayrı düşmek. Bazen yalnızlığının doruklarına çıkarsın, aldırmazsın ama, sessizliğin sesinde boğulmak istersin. İşte o zaman çekilebilir olur bu kahpe hayat. Ama mutluluklarını yaşayamadan elinden alan, bir daha geri vermeyen, özlediğinde adeta "otur ve kıvran" diye haykıran hayat çoğu zaman o kadar çekilmezdir ki dayanmak istemezsin, gücün yoktur; çekip gitmek, her şeyi geride bırakıp gitmek istersin. Bir okyanusa açılmak istersin. Sonunu görmeyeyim, bilmeyeyim dersin. O kadar bıkmışsındır ki yaşadıklarından, mutlulukların kapatamaz açıkları, örtemez kusurları. Hep kötüyü görürsün. Hep yanlış şeyler karşına çıkar. Hep olumsuzdur hayat. Umutsuzsundur. Duygusuzsundur. Çaresizsindir.
Yapacak iki şeyin vardır: haykırmak ya da pes etmek. Haykırmalıdır insan, pes etmemelidir. Sesi çıktığınca bağırmalıdır karanlık sessiz bir gecede bütün caddelere. Sesin çıkmasa da bağırmalısın. Kusmalısın içindekileri bir çıkmaz sokağa, ya da kırmalısın camdan bir vazoyu. Üstüne bulaşana kadar çıkardıkların, kusmalısın; elin bulanana kadar kana, kırmalısın. İçinden gelenler susana kadar haykırmalısın. İçinde bırakırsan; acımaz, yer bitirir, affetmez. Ne yap et; bağır, haykır, vur, kır... Ne yaparsan yap içinde kalmasın.
Ya da yaz. İçinden ne geliyorsa yaz. Hayata dair, içindeki seslere dair. Sana dair. Ne hissettiysen, ne yaşadıysan yaz. Yaz ki boşalsın için. Temizlensin ruhun; aksın içindeki hırsların, kötü anıların, hayata dair her şeyin. Rahatlasın ruhunun her köşesi. Unut bütün geçmişini ve dal okyanusun en derinine. Unutursun, belki yazdığında geçmişinden de silinirler. Okyanusun dibinde, yuttuğun her damla arıtacak seni, akacak kirlerin.
Ama unutma, nefes almadan yaşayamazsın.

No comments:

Post a Comment